Bunu demek için bir İlhami Algör olmak lazımdı belki de. İstanbul’un taşını toprağını gerçekten altın sanan o eski hülyalıların, ipek atlas döşekleri bir çırpıda frenk yataklarına çevirebilen o devasa, o görkemli tarihine sahip olmayan; alt tarafı otuz altı yıllık bir ömre sığışmış birkaç insanın hafızasından süzülenlerle yetinmek zorundayız şimdi.
Elimizde ne var? Birkaç cızırtılı şarkı, biraz zorlama empati, bir de Youtube’daki tozlu tarih videoları yerine sahaf raflarından tesadüfen kurtarılmış ansiklopedi sayfalarından dökülen üç beş kelime… Hepsi bu.
Biz aslında o meşhur “rahatsızlar” kafasına girip girip çıkarken, şakaya vurduğumuz ama bir türlü kimsenin yüzüne çarpamadığımız o ağır cümleleri biriktirdik içimizde. Kimsenin anlamadığı, anlamaya da pek niyetinin olmadığı o histerik ruhumuzu kağıtlara, ekranlara, boşluğa kustuk.
O günlerin içinden Lilith’e ulaşmaya çalıştık. Belki bir ses verir, belki bu karanlık labirentten bizi çekip çıkarır diye… Twit attık, yankısı boşluğa düştü. Instagram’dan yazdık, görüldü bile atılmadı. Hatta “yürüyebilecek” potansiyeli olan, ağzı laf yapan, kapı aralayan arkadaşlarımızı devreye soktuk; ama yok kardeşim, dönmedi bize. Kaderin yüzümüze gülmediği yerde, Lilith de kulaklarını tıkadı feryadımıza.
Aslında niyetim size Beyoğlu’nun o arka sokaklarında, rutubet kokulu ama haysiyetli birkaç mekan önermekti. Masasına oturduğunuzda zamanın durduğu, garsonun halinizden anladığı o son kaleleri anlatacaktım. Ama sonra düşündüm de… Boşverin. Şimdi o kalabalığın, o değişmişliğin, o “yeni” İstanbul’un içinde hikaye aramak sadece yorar bizi.
Siz en iyisi gidin bir büfeden soğuk bir bira alın. Beyoğlu’nun o bitmek bilmeyen yokuşlarından aşağı, rüzgarın sizi ittiği yere kadar inin. Kendinizi Beşiktaş sahiline atın. Denizin o her şeyi yutan, her şeyi affeden kokusunu içinize çekin. Lilith dönmediyse, Beyoğlu eskidiğiyse, ansiklopediler sustuysa; suyun sesi hala orada. Bir yudum alın, bir nefes verin ve o bitmeyen melankoliyi denizin karanlığına bırakın. Zira bu şehirde artık sadece dalgalar bizi kesintisiz dinliyor.

